Cumartesi, Ekim 11, 2008 -
Bilgisayarım da resimleri düzeltirken arşivimden geçen kış doğum yapan arkadaşımın bebeği için yapmış olduğum yelek ve kapşonlu hırkanın resimlerini buldum. Uzun süredir pek bir iş elime alamıyordum. Şimdi şimdi dizi seyrederken oyalanmak için bir şeyler yapmaya başladım. İnşallah ileride onları da gösteririm. Fotoğraf çekmeye üşenmesem aslında gösterilecek çok şey var da. Kış geliyor evlere kapanacağız bu arada onlarıda resimler gösteririm....
ÇİÇEKLİ-İNCİLİ BEBEK YELEĞİ


İKİ TARAFI GİYİLEBİLEN KAPŞONLU HIRKA





|
|
Yorum (7) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Salı, Temmuz 22, 2008 - CANIM ANNECİĞİM......
 Bir yıl önce bu sayfaya yazı yazdığım gün aynı tarih bir yıl sonrası yine aynı yerde ANNEMİ toprağa verdik. Geçen yıl tatil için geldiğim yerde ne kötü bir tesadüf yarabbim.
3 Temmuz günü annem rahatsızlanmış, babam hastaneye götürmüş daha hastaneye girmeden kalp krizi geçirmeye başlamış ANNEM, Biga Devlet Hastanesinden ambulansla Çanakkale Devlet Hastanesine götürmüşler, biz yetiştiğimizde yoğun bakımdaydı. Kandil gecesiydi çok dua ettik ama gece geçirdiği beyin kanaması sonucu 4 Temmuz sabahı maalesef kaybettik ANNECİĞİMİ. İçimiz yandı, hastane başımıza yıkıldı sandım... 5 Temmuz günü Karabiga'da doğduğu topraklar ANNEMİ bizden geri aldı.... En son Mayıs sonunda İstanbul'a geldiklerinde beraberdik, o hafta sonu da kardeşlerimle beraber yanlarına gidecektik. Öyle bir acı ki yazacak kelime dahi bulamıyorum.

ANNEM DAHA ÇOK GENÇTİN, ÖLÜM SANA HİÇ YAKIŞMADI....
|
|
Yorum (7) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Perşembe, Temmuz 5, 2007 - TATİLDEYİM......
ARKADAŞLAR MERHABA.........
SANIRIM HERKES TATİLDE YADA SICAKLARDAN KİMSENİN SESİ SOLUĞU ÇIKMIYOR.......
BENDE ÇANAKKALEDE TATİLDEYİM. DAHA DOĞRUSU ANNEMLERE GELDİM AMA BİZİM KÖYÜMÜZ SAHİL KASABASI OLDUĞU İÇİN DENİZE GİRMEYİDE İHMAL ETMİYORUM TABİİİİ   
KENDİNİZE İYİ BAKIN...
HERKESE SEVGİLER
|
|
Yorum (17) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Salı, Nisan 10, 2007 - SOBEEEEE
Yeni blogcu arkadaşım ve hemşerim http://hilalveseray17.blogcu.com o kadar saklanmama rağmen beni de gördü ve sobeledi. Canın sağ olsun arkadaşım. Eeee şimdi cevap vermek lazım demi. Konu anladığım kadarıyla bir çocukluk anısı ve çocukluğumuzun çizgi filmleri.
Çocukluk anılarımdan en iyi ve ayrıntılı olarak hatırladığım 5 yaşındayken okula gideceğim diye tutturmamdı. Mahalledeki arkadaşlarımın çoğu benden büyük ve o yıl okula başlayacaklardı. Ben hiç evde kalırmıyım, zaten çat pat okuma-yazma biliyorum. Aman allahım evde isyanlar, tepiniyorum. Eve en yakın okula annem kayıt ettirmeye götürdü her şeyim hazır ben bir sevinç bir sevinç ama beni okula almadılar. Diğer arkadaşlarım kayıt oldu biz en sonda bekliyoruz. Tam kayıt yapmaya başladılar doğum tarihime bir baktılar yaşım küçük birde yazdıkları dosyayı yırtmamışlar mıydı, ben tam bir hüsran. Ama ne ağlamak, susturamıyorlar. Evimizin biraz daha uzağında bir okul daha vardı. Babam böyle olmayacak bir de oraya bakalım dedi. Babamla gittik. Orada öğrenci sayısı az olduğu ve benim de okuma-yazma bildiğimi görünce kayıt yaptılar. Dünyalar benim olmuştu. Okula gidecektim nihayetinde. Arkadaşlarımdan ayrıyım ama olsun okula gideceğim ya. Üstelik o okul yolunun üzerinde bir fabrikanın atık su kanalı vardı. Oradan atlayıp ta geçmek gerekiyordu. Bu kanaldan sonra üzerinden E-5 karayolunun geçtiği bir alt geçit (daha düne kadar duruyor du). kanalın kenarında da bu alt geçidin trafik levhası vardı. Bende bir gün okul çıkışı kanaldan atlayacağım derken zaten zar zor atlayabiliyorum ki genelde yardımla atlıyordum ya da bu levhaya tutunarak atlıyordum. Tam atladım küt diye kafamı çarptım canım çok yanmıştı. Başımı bir elledim kanlar akıyor. Eyvah kafayı yardık dedim. Yine ne cesaretliymişim. Şimdi olsa koca kadın avazım çıktığım kadar bağırırdım. Yüzümden kanlar aka aka eve kadar koşarak geldim. Annem evde yok ablam evdeymiş o da ne yapacağını şaşırdı. Öyle yaramaz çocuklar olmadığımız için evde ilaç filan da yok. Ablamın aklına tütün basmak geldi ama evde sigara içen yok. Komşulardan isteyip ablam tütün basıp kanı durdurmuştu. Ama günlerce acısı geçmedi. Olsun yinede ben okula gidiyordum yaa.
Şimdi düşünüyorum da annemle babamda ki de iyi cesaretmiş. O zamanlar öyle anne baba okula getirip götürmezdi. Kendi çocuğumu asla ve asla göndermezdim. Hem 5 yaşında okula hem de uzak bir okula. Benim gidemediğim okula şimdi kızım gidiyor ve 30-40 mt. uzaklıkta ama 5 yıl boyunca yani ilkokulu bitirene kadar sabahçıysa muhakkak ben bırakırdım diğer zamanlarda ya babası ya babaannesi yada çok yakın birisi götürürdü mutlaka. Şimdi bile kızımla aynı okulda olduğumuz için öğlen çıkarken bana görünür peşinden de hemen babaannesini ararım kızım geliyor diye.
Nerde bizim zamanlarımız nerde şimdiki zamanlar. Trafik bile bizim zamanlarımıza göre 100 kat daha arttı bizim caddelerde.
ŞİMDİ GELELİM ÇOCUKLUĞUMUZUN ÇİZGİ FİLMLERİNE:
Benimde bir çocuğum ve çocuk yanım var ve hala çizgi film seyretmeye bayılırım ama bizim zamanımızın çizgi filmlerini. Şimdiki çizgi filmleri anlamıyorum bile sürekli şiddet var ve çocuklar onları seyrediyorlar.

VİKİNGLER: Bir Viking kabilesinin maceralarını anlatırdı. Boynuzlu şapkalar takar, HAYDİ YALLAH HOP HOP HOP, HAYDİ YALLAH HOP HOP HOP diyerek küreklere asılır, maceradan maceraya koşarlardı. Kaptanın Vicki isimli küçük bir çocuğu vardı. Babası denize açıldığı zaman bende onunla üzülür, babasını karşılamaya kıyıya koştukları zaman ne çok sevinirdim.

DEĞERLİ: Yaramaz köpek Değerli "kih kih kih" diye gülmesi hepimizin dilindeydi. Sahibesi yaşlı teyze onun ne yaptığını görmez sonrada "aferin canım benim" diye Değerli'yi severdi.

ATOM KARINCA: Süper güçlü bir karıncaydı. Antenlerini cızzztt bızztt yaparak uçar, kahramanlıklar yapardı. "Atom karınca geliyooor" diye bağırması hepimizin dilinde değilmiydi?

VEEE ŞEKER KIZ CANDY: Bizim zamanımızın en popüler çizgi filmi. Kızlar bayılıyordu Candy’ye. Düğme gibi gözleri, kabarık sarı saçlarıyla hayrandık biz bu çizgi karaktere. Nerede olursa olsun kızlarla bir araya gelince hemen avuç içlerimizi birbirine çarparak şak şuk sesleri arasında:
Şeker Kız Candy
Anthoyle evlendi
Bunu duyan Lisa
Kıskancından geberdiiiiii
Diyerek en sonunda parmaklarımızla birbirimizin karnına vururduk. Ne çok kızardık Lisa’ya Candy’e kötülük yaptığı için.
Eh bu kadar yeter sanırım. Çok bile gevezelik ettim. Saatte epey bir geç oldu. Sabah işe gideceğiz. Bu saatte de sobelenecek kimse kalmadı. En iyisi aklınıza gelen, unuttuğumuz karakterleri de hatırlayan olup ta anlatırsanız seviniriz ve memnuniyetle okuruz diyeyim.
|
|
Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Pazar, Mart 18, 2007 - ÇANAKKALE DESTANI

ÇANAKKALE DESTANI |
|
Yıl 1915
18'indeyiz Martın.
Kendine gel biraz!
Pek tekin değildi Çanakkale'nin suyu,
Geçilmez bu boğaz...
Geçilmez bu boğaz...
Bizi
Ne topun yıldırır,
Ne kurşunun.
Çünkü artık
Başladı cengimiz.
Er meydanında bulunmaz dengimiz...
Sen misin Mustafa Kemal'im ileri diyen?
İşte fırladık siperden.
Sırtına yüklenmiş kahraman
Seyit 276 kiloluk mermiyi,
Koşuyor bataryasına ateşler içinden. |
Bu mermi denizlere gömecek
Elizabet'i Buvet'i...
Yanıyor bugün Anafartalar yanıyor,
Denizler yanıyor,
Dağlar yanıyor.
Zafer bizimdir artık
Düşman zırhlıları batıyor...
Türk'üm,
Muzaffer olarak doğmuşuz bir kere.
Bir karış toprak uğruna
Kimimiz şehit oluruz.
Kimimiz gazi.
Hiç değişmez bu yazı.
Dünyada her yer geçilir belki
Lâkin geçilmez Çanakkale Boğazı..
Fahri ERSAVAŞ |
|
|
Yorum (8) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Pazar, Mart 4, 2007 - AHŞAP BOYAMA BANYO TAKIMIM

Arşivimde unutulan bir resim daha buldum. Banyomda kullandığım ahşap boyama takımım. Peçete tekniği kullanarak yaptım. Dış yüzeylerde çatlatma uyguladım. Peçetelik, diğer kap sabun, tarak, toka için değişik amaçlarla kullanılabilir ama uzun olanı yaparken herkes sormuştu bu ne işe yarıyor diye, tuvalet kağıtlarını saklamak için.Maviş maviş ben bunları çok seviyorum.
|
|
Yorum (8) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Cuma, Şubat 16, 2007 - BUNU BEN ÇOK BEĞENDİM
Adam genç kadına seslendi:
- Bana gözyaşı borcun var!
Genç kadın sordu:
- Nasıl öderim ?
Adam gözlerini kırptı:
- Haydi gülümse..!
Gülümsedi genç kadın. Adam, cebinden mendilini çıkarıp, borcunu sildi. Ve mendilini özenle katlayıp, yine kalbinin üzerindeki iç cebine koydu. Bir demet mor sümbül vardı kadının elinde. İkisi de bahar kokuyordu... Biri ilkbahar, diğeri güz.
Adam, seslendi yine:
- Bana mutluluk borcun var..!
Genç kadın, biraz mahcup, biraz şaşkın sordu:
-Nasıl ödeyebilirim ?
Heyecanlandı adam:
- Haydi yat dizlerime..!
Genç kadın bir kedi uysallığında, yattı dizlerine usulca. Adam, şefkatle saçlarını taramaya başladı kadının. Saçları, güneşe ve yağmurlara hasret hiç yaşanmamış baharlara benziyordu. Çaresizliğini ördü sıra sıra. Sonra saçının her teline Mutluluğun çığlıklarını bağladı adam. Yetmedi, gizli düğüm attı.. Ağladı.....
Hava kararmak üzereydi. Dışarıda yağmur yağıyordu delice.
Adam, sürekli borç defterlerini kurcalıyordu. Genç kadının gözlerinin içine baktı:
- Bana yürek borcun var..!
Borcunun farkındaydı sanki genç kadın. Şaşırmadı:
- Bu borcumu nasıl ödeyebilirim ?
Adam kollarını uzattı:
- Haydi tut ellerimi..!
Ellerini uzattı genç kadın. Elleri öyle sıcaktı ki, eriyiverdi bütün borcu avuçlarının içinde.
Genç kadın gitmek üzereydi. Adam son kez seslendi;
- Bana can borcun var..!
Kadın irkildi;
- Can mı?
Sigarasından derin bir nefes geçti adam;
- Evet.. Can borcun var. Sensizlik öldürüyor beni!
Hoşuna gitti sözler kadının:
- Peki bu borcumu nasıl tahsil etmeyi düşünüyorsun ?
Adam, biraz daha yaklaştı;
- Yum gözlerini..!
Hiç tereddüt etmeden yumdu gözlerini. Adam da yumdu gözlerini, masumca bir öpücük kondurdu kadının titreyen dudaklarına.
- Bu ne şimdi yaptığın ? diyerek çattı kaşlarını kadın...
Adam, pişmanlıkla, memnunluk arasında gidip geldi. Kekeledi:
- Hayat öpücüğüydü..!
Kısa bir sessizliğin ardından bu kez kadın öptü adamı şehvetle...
Adam, şaşırdı;
- Ya senin bu yaptığın neydi ?
Genç kadın kapıya yöneldi;
-Veda öpücüğü..!
Kalan borçlarına karşılık, yürek dolusu çaresizlik ve bir de mor sümbüllerini masanın üzerine rehin bırakıp gitti genç kadın. Adam koştu peşinden, sümbülleri geri verdi kadına:
- Ne olur iyi bak umut çiçeklerime solmasınlar...
Genç kadın sümbülleri aldı:
- Merak etme, gün aşırı sularım çiçeklerini..!
Adam sevindi:
- Güneşe, suya gerek yok. Gülümse yeter..!
Kadın, gözden kaybolurken haykırdı adam:
- Umutlarımı kefil yaptım... Unutma, bana aşk borçlusun!
Haykırışı yağmura karıştı, kadın yağmuru hissetmeyen kalabalığa...
YAZANIN - GÖNDERENİN - OKUYANIN YÜREĞİNE SAĞLIK
|
|
Yorum (9) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Çarşamba, Şubat 14, 2007 - 14 ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ HATIRINA
AŞKTA YARIN YOKTUR SEVGİLİ Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili. O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır. Gelir ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur. Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar. Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular yoktur. Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili. İnsan bir başka ışığa teslim olur... Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan... Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...
İnsan bazen nedensiz yere umutsuzluğa kapılır. Kimselere veremez sevgisini, kimselere kendini anlatamaz, evlere kapanır... Bazen denizler, kıyılar çeker insanı. İnsan bu kapılmayı anlayamaz, oysa çok eski bir yerde yaşanmasından korkulup vazgeçilmez aşkların sızısıdır bu. Bu sızı, bu yenilgi mevsimlerle yıllarla devredilir başka insanlara... Bir insanın yaptığı bir hatanın tüm insanlara yayılması gibi...
İşte şimdi biz de sevgili, ya olmadık zamanlarda umutsuzluğa kapılıp, soluğu evlerde alacağız, ya da denizler, kıyılar çekecek bizi. Nasıl biz başkalarının korkaklığını taşıyorsak, başkaları da bizim korkaklığımızı taşıyacak, yenilgimizi, umutsuzluğumuzu...
Birazdan sabah olacak... Para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular başlayacak... Bunlar varsa ve bizim için geçerliyse aşk yoktur ve hiç olmamıştır sevgili. Birbirimizi kandırmayalım...
Hadi güne hazırlan. Yaşadıklarımızı unutmaya çalış. Aşk bize güvenip verdiği büyüsünü, sırlarını, cesaretini, bilgeliğini ve o ilkel, o yaban ağrısını geri alacak. Bunlar olurken içimiz bir an çok üşüyecek, sonra geçecek...
Hadi, oyalanma birazdan yarın olacak...
Aşkta yarın yoktur sevgili... CEZMİ ERSÖZ (Şiir fikrini veren kuzenim Ersoy'a teşekkürler)
|
|
Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Salı, Şubat 6, 2007 - BUNLARDA KIZIMIN

Bu da kızıma ördüğüm atkı ve eldivenler. Atkı herkesin bildiği bir artır bir kes örneği. Eldivenlerin modelini netten bulmuştum ben biraz değişiklik yaptım. Burada çirkin göründüğüne bakmayın elde çok şık duruyorlar.
Bunlarda güzel kızım için. Aynı takımdan pembe kadife iple yeğenime de ördüm onlarda çok cici oldular
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Salı, Şubat 6, 2007 - ÇOK TEMBELLİK ETMİŞİM ÇOK.....

Bir ayı geçmiş hiç bişey eklememişim. Vallahi tembellik etmişim. Ama boş durmadım tabii. Bu arada bir kaç örüverdim. Bu süeteri gövde kısmını şişle kenarlarını da motif ekleyerek tığla yaptım. Güzel kızım için.....
|
|
Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
Kategoriler
Arkadaşlarım
• nurayekin68 •
emelceorgu •
bahargozlum •
sanong •
fatmaylahersey •
HandanGokcek2 •
ilmekilmek •
hurulayn •
sevgiyumaklari •
neen •
gulsevin •
modelevi •
elvanglbeycan1983 •
nilgunbozkurt •
hobibloglari •
modelevi •
gulten •
yumak •
SeldaErcan •
goznuru •
sihirlieller •
dostcadi •
ikizizbiz •
eyust •
yust •
hayris •
MEYRACA •
rapunzel •
zelis •
serpilce •
cicibisiiy •
kubrakazancioglu •
maycan79 •
YapabildiklerimBunlar •
gelincikler •
aleynammca •
realmelek •
yildizim •
elishi •
Damlalar •
yildizci •
yildizim1 •
yildizim3 •
serpillce •
pnardnmz •
aslihecoskun •
Serinmavi •
elvandanorguler •
yakamozda •
GOZNURUBOYAMA •
cicim •
ecay •
ikibin6 •
peruze •
sagliklibeslenme •
yesilyaprak35 •
hobitakintisi •
hobilerimveben •
EmineYapimlar •
bujiterikatalog •
beyzaca •
sevdemelike •
kadineli •
HANIMELLER •
gulcinkuju •
seckin1985 •
acum54 •
Sevinay •
periselce •
iremnur •
ZERCANN •
kirmiziseker •
orguce •
meryemcemurat •
esra1978 •
susam •
hasmutfak •
filizsuner •
ayseliden •
muge86 •
flood •
dusbahcesi •
bloghit •
sude31 •
betsy •
gulsevincehobi •
sevgiyumaGI •
seri •
nazengul •
sibelcan •
secilloo •
kuduz •
Academy •
merwosh •
nescafe •
elisisanati •
meldamar •
tugba99 •
turkuaz70 •
ummehan •
vilocan2006 •
merakli •
mercancan •
pelincee •
mbemine •
figenkaplan84 •
nisan24 •
gonlumce •
roz •
CAYKAHVE •
melissa2 •
kolyecim67 •
handworks •
kittys •
gazeellem •
pinardemir •
Recipes •
blogkimyasi •
meryemce25 •
evkedisi •
radwa94 •
defterim •
yemektariflerimiz •
NESLINUR78 •
meleginsepeti •
rahmiye •
dmiray •
SacBakimiYontemleri •
Hobilendik •
senakay •
dostboncuk •
florian •
bendencesitliyazi •
zeynepzehra •
cavidan •
seldaninsepetindekiler •
mutfaktayim •
gelibolu17 •
suzanca •
burak73 •
MakyajTeknikleri •
yurdanur45 •
BebekSagligi •
bebekveresimleri •
ayfer5353 •
HealthCare •
erkekbebekresimleri •
MeyvelerinFaydalari •
eskicim •
iclalcanakkale •
seraplaherseyyy •
birdebenvarim •
ebrugiller •
bahardali •
magicdesignhayaleturet •
yasamveulke •
sacmodelleri •
mecnun1965 •
gercekruyayorumlari •
kankituana •
hamaratresmis •
kimyager1067 •
sample •
myoopie •
ellerefidanboylumellere •
hilalveseray17 •
thistime •
BlogYardim •
lezzetliyemek •
asligulerr •
aykara58 •
pastell •
cehizim •
crazy41 •
kardeleenn •
KUCUKDUNYALAR •
tadimliktarifler •
guluranam •
tabiathazinesi •
gizemliruzgar •
koparanfikralar •
canbahar •
evlilikhakkinda •
sifaniyetine •
bozkirlim •
sagliklibebek •
natcilar •
webalemleri •
deryaylaberaber •
arzumhobii •
seciyorum •
sevinmar •
sibelinmutfagi •
muazzezv •
ulusoydantel •
nazardeymesin07 •
mineakbas •
ilkayinmekani •
arzumhobi •
gonuldeneledokulenler •
hercai58 •
evorguisleri •
denizinsandigi •
|